Instagram

1 Ekim 2015 Perşembe

Münih ve Oktoberfest

En baştan söyleyeyim: Münih’e Eylül sonu - Ekim başı dışında gelmenize hiç gerek yok. Çünkü tüm şehrin, tüm ülkenin ve hatta tüm dünyanın en büyük halk festivali bu tarihler arasında düzenleniyor. Tam 6 milyon insan, yaklaşık 16 gün boyunca tam 7 milyon litre bira içiyor! Bu yıl ikinci kez katıldığım Oktoberfest –Türkçe ismi ile Ekim Festivali- abartısız Münih şehrindeki en ünlü olay.


Münih, Bavyera Eyaletinin başkenti. Şehir merkezine 30 km. mesafede bulunan Havalimanında indiğiniz zaman S1 veya S8 trenlerinden birini kullanarak Haubtbahnhof yani merkez tren istasyonuna kolayca varabilirsiniz. Marienplatz’ı başlangıç noktanız olarak alırsanız, küçük ve toplu olan şehir merkezini rahatlıkla gezmeniz mümkün.

Kaufingerstrasse’den devam ederek şehrin en ünlü alışveriş caddesini gezebilirsiniz. Yine bu caddeye yakın olan Viktualienmarkt isimli pazar yeri de gezmeye değer. Oradan ufak sandviç leberkässemmel alıp yürüyüşün tadını çıkarın. Şehir merkezini dolaştıktan sonra U4 veya U5 metrosu ile sizi Teresienwiese isimli durağa yani devasa Oktoberfest şenlik alanına alıyoruz.


Gelelim Oktoberfest’e. Tahmin edeceğiniz gibi festivalin en önemli özelliği bira. Biralar 1 litrelik Maß ismindeki bardaklarla, genellikle orta yaşlı, hafif izbandut kadın garsonlar tarafından servis ediliyor. Festivale sadece Münihli bira üreticileri katılabiliyor ve biralarını ismi Bierzelt olan binlerce kişinin sığabileceği devasa çadırlarda sunuyorlar. Bu çadırlarda müzik ve yemek alanları bulunuyor. Oktoberfest’e Ekim ayında gidecekseniz bu çadırlardaki rezervasyonunuzu Şubat ayında filan yapmalısınız yoksa kesinlikle yer bulmak mümkün değil. Başlıca bira çadırları arasında Augustiner, Hofbrau, Löwenbrau, Paulaner sayılabilir. Çadırların dışında, şenlik alanında ayrıca yüzlerce yemek standı, hediyelik eşya standı ve bir Lunapark bulunuyor.


Dev bira çadırlarının yan taraflarında Biergarten (bira bahçesi) var. Burada yan yana dizilmiş uzun masalarda dilediğiniz kadar bira içip, kızarıp, tepinebilirsiniz. Biranın tanesi 10 Euro. Bu kadar bira tüketilen bir festivalde normal olarak tuvalet sırası var. Kadınlar kuyruğa hiç kasmasın bence alandan çıkıp bir cafeye/bara gitsinler. Akşam geç saatlere kadar kalmayı çok tavsiye etmiyorum, o güzelim bira festivali, kusma festivaline dönüşebiliyor:).


Oktoberfest’e günlük kıyafet ile de girmek mümkün ama eğer satın alabilirseniz Bavyeralılar'ın giydiği geleneksel kıyafetleri giymenizi öneririm. Kadınların kıyafetine dirndl deniyor. Oktoberfest zamanı her 3 kadından 2’si bu kıyafeti giyiyor. Elbisenin üzerine bağlanan önlük düğümünün kadının medeni durumu ile ilgili bir ipucu verdiğine dair rivayetler var, artık o kadarını bilemiyorum. Erkeklerin kıyafeti ise askılı, dize kadar olan deri şort ve gömlek.


Münih’te meşhur Bavyera mutfağı sunan restoranları her yerde görebilirsiniz. Ama bu yemeklerden fastfood tadında olanları Oktoberfest alanında da deneyebilirsiniz. Öncelikle meşhur bretzel her yerde. Onlarca çeşit sosis, balık, et, tatlılar ve kalp şeklindeki gingerbread (genellikle üzerinde farklı dillerde seni seviyorum yazar) o kadar çok karşınıza çıkacak ki, bunların hepsine doyacaksınız.


O kadar sarhoş insanın içinde hiçbir kavgaya, ya da bir sorun çıktığına şahit olmamak da ilginç bir tecrübe gerçekten. Eğer Münih yakınlarındaysanız, bir trene atlayıp uğramaya üşenmeyin. Buna değecek. Ölmeden yapılacak şeyler listesinde ilk 10'da yerini alır diyorum, hem de hiç düşünmeden.


Gelecek yazıda görüşmek üzere!
Filiz


Fotoğraflar: Ben ve Google

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder