Instagram

25 Haziran 2015 Perşembe

Plajda uçaklı fotoğraf çekmeye adanmış hayatlar: St. Maarten

Ülke nerede diye sorsanız kimse bilmez ama herkes bu adayı tanıyor. Sebebi ise uçak pistinin plajın ucunda başladığı, dünyaca ünlü Princess Juliana Uluslararası Havalimanı. Şöyle düşünün: sahilde güneşleniyorsunuz ve birden üzerinizden dev gibi bir boeing geçiyor...


Karayipler'deki Antiller'de bulunan St. Martin adasının yarısı Hollanda'ya ait, diğer yarısı ise Fransa'ya. Yani bu ülkede iki başkent var ancak havalimanı tek, o da Hollanda tarafında. St. Maarten adası tam bir turist cenneti. Plajsa plajlar, eğlenceyse eğlence, kumarhaneyse kumarhane. Tabii bir de gümrüksüz alışveriş çılgınlığı var. Dört mevsim harika bir iklime sahip, ama en güzel zamanı Aralık-Şubat arasındaki tarihler.

St. Maarten'e ABD'den yolcu gemisi ile gelirseniz vize almanıza gerek yok. Ancak Avrupa'dan uçakla gelmek isterseniz (eğer schengen vizeniz yoksa) Hollanda'dan Hollanda Antilleri vizesi almak gerekiyor.


St. Maarten yolcu gemilerinin de uğrak bir adresi. Günübirlik gezmek için ideal bir ada. Hollanda'ya ait başkent Philipsburg'da indiğiniz zaman Hollanda mimarisi hemen dikkatinizi çekecek, Avrupa'ya gelmiş gibi olacaksınız.

Adada günübirlik neler yapılabilir? Öncelikle harika plajlara sahip olduğunu yeniden vurgulayalım. Bunlardan bazılarında şnorkel, dalış, kano, katamaranla günübirlik yolculuk vb. aktiviteleri yapabilirsiniz. Uzun bir kumsal ve pelikanlarla takılmak, huzur bulmak için Long Bay; parti yapmak için Orient Beach (Fransız bölgesinde) ve şehre yakın olsun ama muhteşem uçak fotoğrafları çekeyim derseniz meşhur Maho Beach tercihleriniz arasında olabilir.


Adaya geliş amacım aylar öncesinden belliydi: Maho Beach'te uçaklı resim çektirmek. Maho Beach taksi ile şehir merkezinden yaklaşık 25 dakika uzaklıkta. Taksici sağ olsun, hangi havayolu saat kaçta piste tekerlek değdiriyor çok dakik bilgiler verdi. KLM, Corsair ve AirFrance şu bildiğimiz iki katlı uçaklarla adaya yolcu taşıyorlar ve esas olay bu büyük uçaklara denk gelmek. O yüzden herkes saatler önce büyük uçak yakalayacağım diye pusuya yatıyor. Biz de öğrendik ki öğlen saat 12-12:30 sularında bir KLM gelecek...


Öyle bir plaj düşünün ki; sular berrak, turkuaz renginde ama kimsenin denizle ilgilendiği yok :). Herkes konsantre olmuş bir şekilde kadraj ayarlamaları yapıyor. Yerel biri elinde megafonla "5 dk. sonra uçak geliyor!" diye bağırınca herkes pozisyon alıp, sırtını denize dönüp, başlıyor uçak beklemeye. Size özel tavsiyem; çok çok pratik gerekiyor mükemmel resmi yakalamak için. O yüzden mutlaka inen küçük uçaklarla fotoğraf pratiği yapın. Büyük uçağı boş boş beklemeyin. Büyük uçağı selfie kadrajı ile yakalamak mümkün değil (çünkü çok büyük! ve çok hızlı geçiyor), bu sebeple kesinlikle biri sizin fotoğrafınızı çekmeli. İkinci bir adrenalin ise yaklaşık 2 saat sonra büyük uçakların kalkış anında yaşanıyor. Plaja karşı gazlıyorlar ve tutunmazsanız uçabilirsiniz. Bu şekilde 3-4 saat güneş altında cebelleşmeyi göze alıyorsanız, gidin ve mutlaka bu anı yaşayın. Harika bir tecrübe.

Bu yorucu maceranın ardından güneş yanığı ve perişan bir şekilde şehir merkezine döndüğünüzde ise bir "mojito"yu haketmiş oluyorsunuz. St. Maarten'in en güzel yanı seyyar mojito'cuları ve Caribe ismindeki harika birası.


Eğer gerçek bir deniz-kum-güneş tatili yaşamak istiyorsanız, bir yıl önceden St. Maarten planları yapmaya başlayın. Uçağınızı, geminizi çok önce ayarlayın çünkü bu adanın küçük olduğuna aldanmamak gerekiyor. Dünyanın en ünlü ve özel havalimanına yılda binlerce turist geliyor. Onlardan biri olmak benim için bir ayrıcalık...

Gelecek yazıda görüşürüz!
Filiz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder