Instagram

2 Nisan 2015 Perşembe

Korsanların keşfi: Barbados

Barbados, Karayiplerde yer alan muhteşem bir ada ülkesi. Karayip adaları arasında en doğudaki. Güney'de ise Güney Amerika'daki Trinidad ve Tobago'ya oldukça yakın. Toplam büyüklüğü yaklaşık 400 km kare. Ülkeye hava ulaşımı oldukça uzun bir yolculuk gerektirse de ABD'den, Avrupa'dan ve Güney Amerika'dan kalkan uçuşlar bulmak mümkün. En kolay ve konforlu yol ise yolcu gemileri ile adaya uğramak.


Barbados; ziyaretçilerine yüzlerce plaj, güneş ve hem Karayip Denizi hem de Atlantik Okyanusu'ndan faydalanma imkanı sunuyor. Tabii rengarenk, müzik dolu yaşam tarzlarını da unutmamak gerekli. İnanılmaz egzotik yerler gezip, azıcık tarih, kültür ve macera sporlarını da eksik etmeyeyim derseniz, sizleri bu Karayip incisine davet ediyoruz. Burayı ziyaret etmek için en güzel zaman, Ocak-Nisan arası nemin en az olduğu dönem. Fakat ne yazık ki adanın en pahalı olduğu dönem de bu.


Yapılabilecek çok şey var; yeter ki vakit bol olsun. Gitmeniz gereken yerlerin başında dünyaca meşhur olan Harrison's Cave adındaki mağara var. Mağaranın tepesinde oluşmuş sarkıt ve dikitler, karşınıza çıkan küçük şelaleler, göller çok güzel. Bir de mağaranın içinde yer alan tramvay sistemi ile içeride gezinti kolayca gerçekleşiyor.

Barbados'un bir eşsiz yanı da yeşil maymunları. Genellikle iç kesimlerde, ormanlık bölgede takılıyorlar ama bazen otellerin civarında da rastlamak mümkün oluyormuş. Ne yazık ki ben rastlamadım.

Benim Barbados'taki favorim ise -plajlarından sonra- kesinlikle Karayip romu. Plajda uzanıp rom içerken etraf size daha bir güzel görünüyor. Yaklaşık 300 yıllık bir tarihi olan Mount Gay marka romları dünyaca meşhur. Adada Mount Gay'in üretim tesisini ziyaret etmek de mümkün. Banks isimli biraları da adada oldukça popüler, çok da güzel.


Plaj demişken adadaki en güzel bir kaç plajdan da bahsedelim. Accra Beach merkez Bridgetown'a çok yakın olduğundan en çok tavsiye edeceğim plaj. Zaman zaman dalgalı, zaman zaman durgun turkuaz bir renge sahip. Deniz bayağı açılmanıza rağmen sığ kalıyor bu sebeple çocuklu aileler için ideal. Yine Accra Beach kıvamında olan ama daha az turistik, yerel insanların gittiği bir plaj olsun derseniz ise daha güneydeki Miami Beach'i tercih edebilirsiniz. Adanın doğu tarafında büyük dalgalar ve uçurum severlerin tercih ettiği meşhur Crane Beach yer alıyor. Son olarak Bathsheba da yine çok fazla dalgalı ancak sörfçü cenneti. Son iki plajın Bridgetown'a çok yakın olmadığının altını çizelim.


Adada 1-2 günden fazla kalacaksanız araba kiralamak en mantıklısı. Trafik İngiliz tarzı, yani soldan. Taksilerde taksimetre sistemi yok. Önceden anlaşarak fiyatı belirliyorsunuz. Sonra taksici sizi bıraktığı yerden istediğiniz saatte alıyor. Barbados bir ada ülkesi olduğu için yemekleri ağırlıklı olarak deniz mahsulleri üzerine. Mangolu jumbo karides gibi fantastik tatlar deneyebilirsiniz. Bir de adanın sembolü uçan balıklar var, onu da deneyebilirsiniz.


Ben bu adaya bir yolcu gemisi ile uğradığım için ne yazık ki sadece 1 gün kalabildim. Aslında insan biraz ikileme düşüyor. Yolcu gemisi ile gelirseniz 1 günde adayı hakkıyla gezmek çok zor. Ama uçağa atlayıp 1 hafta burada tatil yapacak kadar değecek bir durum da yok. Galiba en iyisi gemi ile birkaç gez gelmek :) Sonuç olarak, bir çılgınlık yapıp Karayipler yolculuğuna çıkayım derseniz Barbados'u kesinlikle atlamayın. Buna değecek.

Gelecek yazıda görüşmek üzere!
Filiz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder